uzakdoğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uzakdoğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2013 Perşembe

Uzakdoğu Gezisi - Chiang Mai



Uzakdoğu gezimizin 2. durağı Tayland'ın kuzeyindeki en büyük şehri Chiang Mai idi. Chiang Mai, Bangkok'a göre daha düzenli sevimli tatlı bir şehir... Öyle Bangkok'taki gibi gökdelenler falan yok, daha yerel daha samimi... Biz şehir merkezinde Roseate otelde kaldık, yeni yapılmış, çok büyük olmayan bir otel kendi içinde tur ofisi de var. Chiang Mai'ye Bangkok'tan uçakla geçtik. Havaalanı otel arası 150 THB civarındaydı diye hatırlıyorum. Toplam 1 gecemiz, 2 tam günümüz vardı Chiang Mai'de. O yüzden gelir gelmez oteldeki tur şirketinden bir araç ayarlayıp turumuza hızlıca başladık. Öncelikle şehrin içindeki tapınakları gezdik, .... en iyisiydi... Daha sonra Long Neck Tribe'a doğru yola çıktık... Oraya gelmeden orkide çiftliğinde mola vermek istedi şoförümüz, biz ilk başta çok istemedik ama gittikten sonra çok memnun kaldık, hem yemekleri çok güzeldi hem de orkideler şahaneydi... Öyle turist kazıklama durumu da yoktu, fiyatlar gayet uygundu.


Uzun Boyunlu Kadınlar kabilesi, Burma'dan Tayland'a sığınmış, bir kabile... Özellikleri ise boyunlarına metal halkalar takmaları. 5 yaşından itibaren takmaya başlıyorlar ve her sene arttırıyorlarmış.

Uzun boyunlu kadınlardan sonraki durağımız Wat Phra That Doi Suthep tapınağıydı... Uzuuun merdivenlerle çıkılan bir tepenin üzerinde kurulmuş bir tapınak, bahçesi ve manzarası çok güzel... Ayrıca merdiven kısmı da çok güzel, yeşillik bir tepeye dik merdivenlerden çıkılıyor... Merdiveni kullanmak istemeyenler için teleferik bile var... Giriş ücretli ama çok düşük bir ücreti vardı, 20-40 THB gibi bir şey kişi başı... 

Chiang Mai'deki 2. Günümüzde file bindik... Ama öyle bakıcılı eğerli değil, direkt filin üstüne bindik, çok keyifliydi, ilk başta ısınma turu olarak fillerle tanıştık, orda bana biraz korkutucu geldi aslında :) şeker kamışlarına doğru koşuyorlar çünkü ben üstündeyken :) ama sonra her iki kişiye 1 fil geldi, Burakla bizim filimiz 65 yaşında hiç bebeği olmamış bir dişiydi... Çok tatlı çok uysaldı.. Onlarla nehre gittik, nehirde filleri yıkadık, fırçaladık, bizimki zevkten mest oldu resmen, şekerleme yaptı :) Chiang Mai'de bir çok fil kampı var, aslında önceden arayıp rezervasyon yaptırmakta fayda var, biz oraya gittikten sonra ayarladık ama bu arada istediğimiz diğer bir kaç kamp da dolmuştu... 


Fil kampından saat 15:00 civarı döndük ve tatilimizin en ZP anlarından biri için Fah Lanna Spa'ya gittik... aman tanrım o nasıl bir yerdi öyle... Tayland standartlarına göre biraz yüksek ama buradaki 1 saatlik masaj fiyatına, orada, harika bir SPA merkezinde 3 saat masaj yaptırdık... Hayatımın enlerinden biriydi sanırım :) Böyle harika bir şey olamaz... Masajla mest olduktan sonra bizi havaalanına da bıraktılar... Ve bir sonraki durağımız Phuket...



  • 16 Eylül 2013 Pazartesi

    ZP Part-1 Uzakdoğu Gezisi - Bangkok

    Bu yaz Ağustos ayında 5 arkadaş, (yani 5 ZP üyesi) Bangkok - Chiang Mai - Phuket - Bali - Singapur rotasında müthiş bir tatil yaptık. Gezimiz Bangkok'la başladı. Öncelikle hava konusuna gelirsek, Ağustos ayında muson dönemi olması nedeniyle gitmeden önce hava konusunda çok tereddüt etsek de sanırım çok şanslıydık, hiç bir planımız hava nedeniyle bozulmadı, Tayland genel olarak nemli ama şansımıza biz oradayken çoğunlukla yağmursuzdu :) Çoğunlukla diyorum, çünkü hep şansımıza dışarda olmadığımız zamanlarda en fazla yarım saat veya 1 saat yağmur yağıp sonra hava açtı. O yüzden iyiki planımızı değiştirmemişiz :)

    Bangkok tapınaklarla dolu, hareketli, güzel, eğlenceli, ilginç bir şehir... İlk gün yoldan gelmemize aldırmaksızın Grand Palace ile turumuza başladık. Grand Palace büyük bir alanda bir çok tapınağı barındıran bir yer. Çok turistik o yüzden çok kalabalık, içeriye girerken kızların da erkeklerin de uzun pantalon ve omuzu göstermeyen bir şeyler giymeleri gerekiyor. Grand Palace'ın içindeki en ünlü tapınaklardan biri de Emerald Buddha tapınağı. Gitmeden önce fotoğraflarından bakınca çok büyük zannettiğim emerald buddha aslında o kadar da büyük değil. Ama zümrütten yapıldığı düşünülürse elbette etkileyici bir büyüklükte... Emerald Buddha'nın olduğu tapınağın içinde fotoğraf çekimine izin vermiyorlar.


    Grand Palace'a yakın Wat Po var, içinde çoook büyük boyutlarda yatan Buddha var. Ben burayı daha çok beğendim... Buradaki Buddha heykeli çok etkileyici boyutta, ayrıca buranın çok güzel bir bahçesi var ve bir de masaj okulu var. Tavsiyem gezmeye başlamadan önce masaj okulundan randevu almanız, çünkü çok popüler olduğu için çok sıra oluyor.



    Asya'nın en büyük açık pazarı Bangkok'taki Chatuchak weekend market. Şehirden buraya 150 THB'a gelmek mümkün, aslında taksimetreyi açsalar belki daha bile ucuz olabilir ama taksilere taksimetreyi açtırmak imkansız... Burası daha çok yerel halkın geldiği, aklınıza gelen herşeyin olduğu çoook büyük bir pazar, biz her yerini göremedik, ama çok ucuza yemek yedik, masaj yaptırdık ve egzotik hayvan bölümünü gezdik. Hediyelik eşyaları da buradan almak lazım, şehrin bir çok yerine göre fiyatlar çok daha ucuz.

    Fiyatlar derken eminim herkes söylemiştir ama ben de söyleyim, Tayland'da pazarlıksız alışveriş düşünmemek lazım... Tahmin ettiğinizden çok daha aşağısına alabilirsiniz tabi iyi bir pazarlıkçıysanız... Kocam ve İso bütün gezi boyunca her konuda her yerde pazarlık yapmayı bir oyun haline getirdiler ama en sonunda kendileri de bıktı :))

    Bangkok'un ünlü backpacker caddesi Khaosan Road ve onun etrafı barlar, restoranlar, masaj salonları ve dükkanlarla dolu.. Geceleri çok hareketli ve eğlenceli... Biz 2 gece buraya geldik. Sokakta böcek satan işportacılar var. Yine kocam ve İso böcek yeme yarışına girdiler, İso biraz işi abarttı :) Restoran olarak Khaosan'ın sonundan sağa dönünce soldaki 2. sokakta da bir sürü restoran var. Sokağın adı Rambuttri. Biz yine oralara yakın Phra Athit caddesinin üzerinde bi yerde yemek yedik bir akşam, ama Rambuttri'de de güzel yerler vardı.

    Yemekler tatlı, acı, ekşi üçgeninde dolanan tatlarda ... Ben uzakdoğu mutfağını seviyorum o yüzden tatil boyunca pek sıkıntı çekmedim, sadece sonlara doğru biraz sıkıldım ;) Pad Thai yedim bol bol, onun haricinde deniz ürünleri de bol, lezzetli ve ucuz... Genelde tercihimizi deniz ürünlerinden yana kullandık yemeklerde...



    Yukarıda bahsettiğim yerler şehrin eski kısmında kalan yerler hep, bunlar haricinde yüksek binaların alışveriş merkezlerinin olduğu yerler de var. Siam Plaza bu alışveriş merkezlerinden biri, alt katında büyük bir foodcourt var, temiz ve güzel yemek seçeneklerini burda da deneyebilirsiniz.

    Bangkok'ta en çok kullandığımız ulaşım aracı taksiydi, motorsikletten devşirme tuktuklar oralara özgü ama trafikte bol bol egzoz solunuyor, o yüzden tuktuka 1 sefer bindik sadece... Yine de komik ve denenebilir...

    Bangkok'tayken 2 gün günübirlik Bagkok dışına geziler yaptık. İlki yüzen pazar, kaplan tapınağı ve Kwai Köprüsünü içeren turdu. O gün gezimizin unutulmaz günlerinden biriydi. Yüzen pazara giderken yolda bi yerde durduk, sanırım bütün turlar burada duruyor, orda satış yapılan yerin arkasında orkideler ve inanılmaz güzel değişik kelebekler vardı... Kelebeklere aşık oldum resmen... Neyse ordan yine devam ettik ve kano şeklinde ama 10 kişinin bineceği motorlu kayıklara bindik ve kanallarda dolaşmaya başladık. Oralar enfesti gerçekten, yerel yerleri görme şansımız oldu... Yüzen pazara kanallarla ulaştık. Yüzen pazar, satıcıların kayıklar üzerinden meyve, yemek vs sattıkları bir yer. Burası gerçekten çok fotojenik bir yer. Öğle yemeğimizi burada teyzelerin kayıkların üzerinde pişirdiği değişik tayland yemekleriyle yedik. Bangkok'un etrafında bir çok yüzen pazar var ama araştırmalarıma göre bizim gittiğimiz Domnuen Saduak Floating Market en büyük ve fotojenik olanı. Burası da sadece hafta sonları öğlene kadar açık. O yüzden gitmek istiyorsanız planlamanızı ona göre yapın.




    Floating markettan sonraki durağımız, hepimizin heyecanla beklediği kaplan tapınağıydı. Kanchanaburi'deki bu tapınakta bakılıp beslenen belki 20-30 tane kaplan var... Buraya giriş 600 Thb, girdikten sonra da bebek kaplan besleme, kaplanlarla fotoğraf çekilme ve oyun oynama/ banyo yaptırma aktiviteleri için ilaveten ücret ödemek gerekiyor, her bir aktivite 1000 Thb. İçerde fotoğraf çekilme ve kaplanlarla oyun / yıkama aktivitelerine katıldık. İnanılmaz bir deneyimdi hepimiz için. Aktivite alanında görevli kız, grup içinden Burakla beni seçti ve bizi kaplanlarla suda oynayacağımız pis bir havuzun içine soktu. O ana kadar korkmamıştım aslında, ama suyun içinde kaçacağımız yer yokken ve önümüzdeki 3 kaplana karşılık yanımızda sadece 1 görevli varken biraz çekinmedim değil :)) ama sonrası çok daha kolaydı, kaplanlara bol bol köpüklü bir banyo yaptırdık, masaj da bizden :)




    İkinci günübirlik turumuz ise Tayland'ın eski başkenti Ayutthaya'yaydı. Ayutthaya Unesco Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Oldukça tarihi bir şehir, Bangkok'a göre daha sakin ve daha yerel bir havası var. Tapınakları insan seline kapılmadan ziyaret edebiliyorsunuz hem de turistlerden ziyade yerel halk eşliğinde...





    Kaplan tapınağı ve Ayutthaya'ya turlarımızı Tayland'a gitmeden önce Türkiye'den ayarladık. Sahibi yirmi yıldır Bangkok'ta yaşayan bir Türk olan Four Hands International Co. Ltd. tur firması bizim için bir araç ve yerel bir rehber ayarladı. Rehberimiz Su Teb bizi çok güzel gezdirdi ve süper bilgiler verdi. Ve bir de Türkiye'den gelipte Ayutthaya ve Kaplan tapınağını görmek isteyen ilk turistler olduğumuzu söyledi :) Genelde Pattaya bölgesi tercih ediliyormuş... Günübirlik geziler için güvenilir bir şoför ve rehber önemli bence... Gittikten sonra da ayarlanabilir tabi ama nereye gitmek istediğinize çok hakim olmanız gerekir, zira Bangkok'ta taksiciler biraz üçkağıtçı, sizi kaplan tağınağı yerine hayvanat bahçesine de götürebilirler.